İnsanlığın merak ettiği en gizemli soru EVRENDE YALNIZ MIYIZ? | O HaberO Haber

25 Ocak 2021 - 16:47

İnsanlığın merak ettiği en gizemli soru EVRENDE YALNIZ MIYIZ?

Bu konu hakkında DÜNYA DIŞI IRKLAR kitabının yazarı sayın Mustafa YURTTEPE ile birlikteyiz.

Son Güncelleme :

20 Ekim 2020 - 20:43

İnsanlığın merak ettiği en gizemli soru EVRENDE YALNIZ MIYIZ?

Merhaba, yazının keşfinden sonra insan geleceğe kendinden bir şeyler bırakmak için çaba sarf ediyor. Kimi şiir, kimi roman, kimi mesleki bilgiler. Binlerce yıldır bu böyle, kütüphaneler evler bu eserlerden binlercesini barındırıyor.

Kitap insanın kimi zaman en iyi dostu, kimi zaman en güzel rehberi oldu. Biz de köşemizde insanlığın, tarih boyunca hep merak ettiği gizemli sorulardan birine cevap bulmaya çalışacağız. O gizemli soru: EVRENDE YALNIZ MIYIZ?

Bu konu hakkında DÜNYA DIŞI IRKLAR kitabının yazarı sayın Mustafa YURTTEPE ile birlikteyiz.

 

M.YAPICI: Merhaba

Mustafa YURTTEPE: Merhaba.

 

M.YAPICI: Sizi kısaca tanıyalım

Mustafa YURTTEPE: 1980 yılında Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde dünyaya geldim. İlk öğretimime 1987 yılında Eskişehir ilinde başladım ve 2004 yılında İstanbul ilinde Beykent Üniversitesi’nde Uluslar Arası İlişkiler bölümünde yüksek lisansımı tamamlayarak eğitim sürecimi tamamladım. Bir kamu kuruluşunda görev yapmaktayım. Aynı zamanda Eskişehirspor delegesiyim. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Yaşamıma Ankara’da devam ediyorum.

 

M.YAPICI: Bu ilk kitabınız mı?

Mustafa YURTTEPE: Evet, ilk kitabım.

 

M.YAPICI: Yayımladığınız kitabın konusu birçok kişi tarafından oldukça ilgi çekici bulundu bu kitapta henüz okumayanlar ve sizin için cevaplar mevcut mu?

 

Mustafa YURTTEPE:

Evet, mevcut. Okurlar  bu kitapta gezegenimizi ziyaret eden tam 58 ayrı ırkı, geldikleri yıldız sistemlerini, en son görüldükleri yer ve tarih ile biz insanlığa ilettikleri mesajları bulacaklar.

 

M.YAPICI: Bu konuya ilginiz nasıl ve ne zaman başladı?

Mustafa YURTTEPE: 1987 yılında yani 7 yaşında iken dünya dışı varlıklar ile temasım oldu. Yaşamış olduğum bu tecrübe UFO’lar  ve dünya dışı yaşam formlarına ilgimi arttırdı.  Yaşamış olduğum temas i konuya yönelmem ve araştırmalar yapmamda en büyük etken olmuştur.

 

M.YAPICI: Kitap yazma fikrine nasıl karar verdiniz?

Mustafa YURTTEPE: Araştırmalarım esnasında bu ziyaretleri gerçekleştiren türlere yönelik araştırma ve incelemelerim oldu. Piyasada genel yaygın olan UFO fenomenleri dışında kaynak kitap olabilecek bir kitap yoktu. Bu eksiği gördüm ve ülkemiz için bir kazanım olması ve baş ucu bir kaynak kitap olması maksadıyla kitap çalışmasına başladım.

 

M.YAPICI: Siz ne tür Kitap okuyorsunuz?

Mustafa YURTTEPE: Mitoloji, araştırma konum olan UFO konuları ve kadim bilgileri içeren kitapları daha çok okuyorum.

 

M.YAPICI: Günde ortalama kaç sayfa okuyorsunuz?

Mustafa YURTTEPE: Bu okuduğum dokuman ya da kitabı ne maksatla okuduğuma göre değişiyor. Sırf okumak için yani yüzeysel bilgim olsun diyerek okuyorsam 100 sayfayı geçirmemeye özen gösteriyorum. Ama sorgulamam gereken bir konu ise, ve kitabın satırlarına okurken sormam gereken sorular var ise 2-3 sayfada bile kaldığım oluyor… Çünkü bazı satırları anlamak için konunun derinlemesine girmek gerekebiliyor.

 

M.YAPICI: Sizce kitabın okura hitap etmesini sağlayan ana damar ne oldu? Üslubunuz mu, farklı bir hikaye mi, kurgu mu?

Mustafa YURTTEPE: Kurgu diyebiliriz ama esasında kitap kurgu gibi gözükse de kurgudan oluşmuyor. Kitap temel olarak Petro adında Ukraynalı bir kişinin SSCB döneminde diplomatlık yapmış olan babasının evinden çıkan dokumanlar dan oluşmuştur.

 

M.YAPICI: Kitapta adı geçen dünya dışı varlıklardan biraz bahseder misiniz?

 

Mustafa YURTTEPE: Toplum tarafından daha çok bilinen, merak edilen ve haklarında yüzlerce videolar çekilen 2 tür hakkında bilgi vereyim.

                Annunakiler;

Nibirue (Nibiru olarak biliniyor) gezegeninden geliyorlar. İnsanlara benzerler ancak daha uzun (2,5 metre / 8′) ve daha kaslıdırlar. Onlar “Devler” ile ilgili efsanelere kaynak oldular. Zeta ırkının genetiği ile oynayarak Zeta’nın bir alt türünü meydana getirdiler… Bu meydana getirdikleri tür, Sürüngenler (Reptilian) kendilerine sızıp (Tapınak Rahipleri olarak) ve saltanatlarına son verene kadar Mısır’ın (Firavun) hükümdarı oldu.

Anunnakilerin gezegeni Sümerliler tarafından Nibiru, Babilliler tarafından Marduk ve NASA tarafından Gezegen X olarak da adlandırılmaktadır. Aslında bu gezegenin izini Kuran’da da görmemiz mümkün. Taha suresi 88. ayet ve Saffat suresi 125. ve 126. Ayetlerine bakacak olursak;

“Böylece (Sâmirî) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli (Baal) ortaya çıkardı. (Sâmirî ve adamları) “Bu sizin de ilâhınızdır, Mûsâ’nın da ilâhıdır. Öyle iken Mûsâ, (ilâhını burada) unuttu (da onu Tûr’da aramaya gitti)” dediler.”  (Taha.88)

“Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?” (Saffat.125-126)

Sümer tabletlerinde tüm tanrıların babası olarak ifade edilen Anu boğa olarak ifade edilmektedir. Kuran ayetlerinde bahsi geçen Buzağı Putu (Baal) işte bizim söz konusu gezegen Niburu’nun ta kendisidir.

 

                Sürüngenler (Reptilian);

Dünyada 15.000 yıldan fazla bir süredir kalıcı olarak varlar, ancak milyonlarca yıl boyunca burada olduklarına inanılıyor. Takımyıldızı Draco’dan geliyorlar. Binlerce gezegende varlıkları var ve en azından 500’ünü her gezegenin liderliğinde “nüfuz” yoluyla kolonileştirmişlerdir.

Üyelerinin bazıları (hepsi değil) telepatik yeteneklerin yanı sıra şekil değiştirme gücüne de sahiptir.

Teknolojik olarak en gelişmiş türlerden biri olarak kabul edilirler, ancak ilerlemeleri veya planları/gündemi bir avantaj olarak kullanmak için çalışmalarını “perdelemeyi” tercih ederler.

Onlar boyutlar arası seyahat edebilirler ve bazı üst düzey üyeleri de görünmez olma gücüne sahiptir… Bu güce sahip olmak için bir sürüngen önce “Draco” olarak adlandırılan elit bir sürüngen grubuna kabul edilmelidir.

“Draco”daki sürüngenler İlluminati’ye sızdılar (ve hatta kurucu ortaklarıydı).

Dünya’da 3 ana üsleri vardır: Bermuda Şeytan Üçgeni yakınlarında, Danimarka ve Yeni Zelanda açıklarında bir yerlerde.

 

M.YAPICI: Sizin bu konuda yaşadığınız bir olaydan bahsettiniz detay verir misiniz ?

 

Mustafa YURTTEPE: Çok detayına girmeden verebilirim… 7 yaşımda evde oturup televizyon izlerken öğle vakitlerinde alı konuldum. Beni almaya iki varlık geldi. Geri dönüş gerçekleşene kadar hep bu iki varlık bana refakat etti. Önce bu seyahati sağladıkları ışınlama odası olarak değerlendirdiğim odaya ulaştık… Buradan uzun bir koridordan yürüyerek başka bir odaya geçtik… Bu odada birçok ekran vardı. Beni iki ekranın olduğu bir kısma oturttular… Bu iki ekranın bir tanesinde geçmişimi, diğerinde ise geleceğimi gösterdiler…  Ve daha sonra ilk geldiğim odaya döndük ve geri dönüş faslı gerçekleşti. Ve bu olay benim hayat akışımı değiştirdi. Bu olayda en ilginç olan durum ise; alındığım yerde (ana gemi olduğunu düşünüyorum) çok uzun bir süre kalmış olmama rağmen zaman neredeyse bir saniye bile geçmemiş olmasıydı…

Bu olay haricinde de birçok kez  “UFO” olarak tabir ettiğimiz hava araçlarından da gördüm ve bazılarını da kayıt alnına alarak ilgili birimlere ilettik.

 

M.YAPICI: Bu varlıkların dünyamıza gelme amacı nedir?

 

Mustafa YURTTEPE: Bu söyleyeceğim sadece dünyamız için değil bütün yaşam formu olan yerlerde de geçerlidir. Bu varlıkların birçoğu kendilerinden ileri olmayan türleri kolonileştirme yani köleleştirme maksadıyla gelirler. Asıl amaçları madencilik yani hammaddedir. Bu varlıklar arasında oranı çok olmamakla birlikte Rahmani yani pozitif olanları da vardır. Bunlar yeryüzünde insanoğlunun yaptıkları faaliyetleri gözlemlerler, gerektiğinde mikro ya da makro müdahalelerde bulunurlar ve korurlar.

M.YAPICI: Bu varlıklarla dünyamızda iletişime geçen kişiler kanıtlar var mı örnek verir misiniz?

Mustafa YURTTEPE: Temas ile ilgili kanıt sunmak çok zordur. Çoğu insan alıkonduğunun farkında olmasına rağmen deli yaftası yemekten korktuğu için konuşmuyor… Bazı temaslarda alıkonan kişiye implant yerleştirildiğini biliyoruz… Bizim bu implantları alıp incelememiz zor. Çünkü ilgili birimler tarafından müdahaleler gerçekleşiyor ve bilgi erişimi engelleniyor. Sonrasında da karartma tabi ki… Esas ana temaslar yeryüzünde ki devletlerin hükümetleri ile gerçekleşmektedir. Bu tür temaslar devletler tarafından gizlenmekte ve manipüle edilmektedir.

 

M.YAPICI: Bir sonraki kitap hangi konuda olacak?

Mustafa YURTTEPE: Muhtemelen yine UFO’lar hakkında olacak, ama bu çalışmam sadece kendi araştırma konularımı içerecek.

 

M.YAPICI: Okurlara söylemek istediğiniz özel bir mesaj var mı?

Mustafa YURTTEPE: Günümüzde yakın tarihimizin bile bizlere yanlış anlatıldığını görüyoruz. İnsanlık tarihinin yapılan araştırmalar neticesinde Bosna  Piramitleri ile 30.000 yıla kadar ulaştığını görüyoruz. Belki daha da eski… Mitolojiye eski dönem insanların anlattığı masalsı hikayeler olarak bakarsak çok yanlış yaparız. Her türlü kadim bilgileri içeren belge ve kitapları kutsal kitaplar çerçevesinde özümseyerek ve sorgulayarak okur ve araştırırsak mitlerin masal olmadığını çok iyi görürüz. Sadece okumak için değil, gerçekten araştırmak ve sorgulamak için bir şeyler okumalıyız…

 

M.YAPICI: Hepsi bu kadardı, yanıtlarınız için teşekkür ederim.

Konu hakkında kendi fikrim şu
Evrende elbette yalnız değiliz ama yaratıcının kanunları çerçevesinde diğer boyutlar bize müdahale etmez edemez. Geçmişten günümüze yaşanmışların anlatıldığı kutsal kitaplarda Cinler Melekler İnsanlarla iletişimde olmuştur. Son zamanlarda anlatılan kaçırılma hikayeleri bence cin olarak bildiğimiz varlıklarla temastır.

Bir sonraki konu ve konuğumuzla tekrar görüşene dek hoşça kalın….

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.